• Dolar döviz kuru 5.5409
  • Euro döviz kuru 6.2714
  • 31.12.2016
Zelal   ŞENGÜL

Zelal ŞENGÜL

Zaman Sustuklarımızın Ertesi

İnsanoğlunun en büyük imtihanı kendisidir....

Kirpiğiyle ile göz kapağının arasına sıkışmış bir damla yaşın can çekiştiği kirli bi zaman aralığında, diliyle yüreğinin mezarlığında isimsiz, kefensiz kayboluşudur aslında. Ve inandigimiz yerden kırılıyorduk en cok inandigimiz yerden. İçimizde varolmasını istedigimiz ama bir türlü yaşatıp büyütemediğimiz şeydi UMUT...

Çığlık çığlığa susmanın israf olduğu lanet bi zaman aralığı işte hani o cok isteyipte hep yetim kaldığımız umutlar ,hayatın bizden esirgediği YÜREĞİNİZİN KAPLADIĞI YER KADARDI VARLIĞIMIZIN ANLAMI.. Aslında belkide yüreğimize aldiklarimizin simetrisi bozuktu , birşeyleri yanlış ve zamansiz sahipleniyorduk belkide bu yüzdendir biseyi cekip cikarayim derken dünyamızın domino taşları gibi bir bir yıkılması. En kötüsüde masumiyetimizi yitirmekti belkide... Dil icine dönünce dışına sessiz içine bir cehennem oluyordu insan ve tek söz heba etmeden yüzümüzün çizgilerinden anlar olduk Yüreğinizin coğrafyasını. Oysa uzaklıklar insanın aklıyla yüreği arasındaki mesafeden ibaretti. Ötesi yoktu hep hep inandığı , en cok inandığı yerden kırılıyordu bir kalp. Sonra sessizliğini özler olduk Yüreğinizin bir yaprak hışırtısına irkilmediği telaşsız, sızısız suskun halini... Baktığımız kac surette yüzümüzü gördük, kac kalbi yurt edindik vatan bildik ve kac tedirgin geceyi devirip soğuk yalniz bir sabaha günaydın dedik. Bir duvara bağırmak kadar anlamsızdı , dur durak bilmeden gecen zaman ve hiçbir insanoğluna adil bölüşülmemişti hayat. Yüreğinizin penceresini açık unuttuk oysa mevsim kıştı öyle cok üşüdükki insanlığımız dondu...

Hep itenlerimizden kaldı Yüreğinizin kırıkları oysa şımartılmıs cocuklardan olmadık olamadık imtihanımız kendimizleydi masumiyetimizi kaybetmiştik çünkü biliyorduk aslında masumiyetini kaybetmis her kalp gunah sofrasina oturmaya mahkum olurdu. Beceremedik cok üşüdü ellerimiz .Her katilin cinayet yerinde bi ipucu bırakması olay yerine dönmesinin sebebiydi gerçeğin çıplaklığı, insanın her cinayetinde kendine geri dönmesi ACABA sorusundandı ve her acaba sorusu yeni bir cinayete gebeydi... Kac defa öldürdük kendimizi öldürdük te kim inanmaktan , umut etmekten beklemekten vazgeçebilmiştiki.... Hadi itiraf edelim , dökelim eteğimizdeki bütün taşları; bi kirbit çakıp yakalım önce bütün düşlerimizi o düşlerki icinde tek bir çocuğun ağlatılmadığı incinmediği. Sonra bu koca sehirleri hatta içine sığmadığımız kendimize dar ettiğimiz merhameti, sevgiyi, anlayışı cok gördüğümüz bu yerküreyi yakalım bitsin... Ama bilirya insanoğlu nefes alırkende kalbi çarpıyorkende ölüp öldürebildiği gibi bir gün öleceğini bile bile yasayan tek canlı olduğunu.... O halde neyi esirgiyorduk birbirimizden ve kendimizden, içimizde aşamadıgımız şey neydi. Birbirimizin masumiyetine el uzatmanın göğsünden yüreğini söküp parçalamanın, bir bedenin toplamı bir avuç toprakken birbirimizin felaketi olmanın anlamı neydi....

Kirlettik kirlendigimiz gibi genzimizi hep acı bir yokluk yaktı ve yetiremedik iyi niyetlerimizi, insanın kendine mülteci olması kadar zavallıca bi eylem varsa oda yinekendimize olan düşmanlığımızdı aslında... Oysa aslı yoktu hiçbir şeyin hangi pencereden baktıysak bir dram çarptı yüzümüze, yüzümüzü bile gizler olduk simdi soruyorum en cok inandığı şeyle imtihan olmayanımız varmı. Yüzünün çizgilerinde pişmanlığını taşımayan yada icindeki çocuğu öldürmeden anlık tebessümlerle , yamalı sevinçleri astarı delik hayalleriyle yani vesselam kisaca ben yaşıyorum diyen... Cesaret fakiriyiz biz Üstümüze iki beden büyük geldi insanlık fıtratı hem kendimize sağır olduk hem başkalarına ne diyordu şair İçimiz Hep Bir Hoşçakal dünyası... Uğurladık içimizden iyiye guzele dair ne varsa sonrada kendi içimizden kendimizi uğurladık ve simdi zaman bütün susuşlarımızın ertesi...

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.